Tutsak Olmak – İkiz Alev · Tutkuyla Yeniden Doğuş

Numaramdaki engeli kaldırması, benim için artık her şeyin yoluna gireceği anlamına geliyordu.

WhatsApp’ta engel hâlâ duruyordu ama onu da yakında açacaktı. Sadece doğru kelimeleri bulmam gerekiyordu.

Ertesi gün ona bir mesaj gönderdim, İnsanın yaşadığı olumsuzlukların onu özel yaptığını konuşmuştuk. Öyle bir şey işte. Sana sarıldığımda hissettiğim ve söylemediğim şey sanırım bir insan için bu kadar uğraşmama sebep oldu. Belki bir gün sana da söylerim.

Her şey güzel de senin olmamanı kabul etmek istemiyorum. Senden vazgeçmeyi de tercih edebilirim ama tercih etmek istemiyorum. Yani içimde öyle bir his var ki bana daha yaşamamız gerekenler var diyor. O hissi takip ediyorum.

Mesajı gönderdikten sonra aradım. Açmadı.

Ona ulaşma şansım olduğu noktada kendime engel olamıyordum.

Her saniye aklımdaydı.

Tüm hücrelerime kadar hissediyordum onu. Ve tüm hücrelerimle arzuluyordum.

Onun da beni hissettiğine emindim. Bu yaşadıklarımın başka bir açıklaması olamazdı.

Yerde miyim gökte miyim bilmiyordum.

Onu o kadar yoğun hissediyordum ki acı veriyordu.

Aramızdaki her neyse beni tutsak etmişti. Vücudum uyuşuyordu. Kaçamıyordum.

Tekrar aradığımda yine açmadı. Bir kez daha aradım. Bu kez engellemişti.

Bir hafta böyle geçti. Ben arıyorum, mesaj atıyorum. O engelliyor. Birkaç gün sonra engeli kaldırıyor, tekrar engelliyordu. Telefonu hiç açmadan.

Eğer istemiyorsa neden engeli kaldırıyordu?

Eğer engeli kaldırıyorsa neden telefonu açmıyordu?

Engellemesi benim için en iyi seçenekti.

Ağlıyordum. Çok üzülüyordum. Ama açık bir kapı gördüğümde barışacağız sanıyordum. Ve olmamasına artık dayanamıyordum.

Ne yapmam gerekiyordu? Ne yapmam gerekiyorsa yapmaya hazırdım.

Kime anlatsam anlamazdı.

Beni anlayacak tek kişi oydu.

Yarım kalan bir hikâye vardı. Ben sadece her şeyi düzeltmek istiyordum. Ona sarıldığım o anı unutmam mümkün bile değildi.

Bir haftanın sonunda bir akşam ona bir mesaj gönderdim, Zaman araya girmesin, bir an önce halledelim istedim gerçekten. Benim de kırıldığım noktalar var ama ‘bir daha konuşmayalım,” demem çocukçaydı. Asla seni kaybetmek istemesem bile o cümleyi kurduğum için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Aramızda gerçekten çok yüksek bir enerji var, seni hissetmemi sağlıyor. Ama bu iletişimsizliğin artık beni kırdığını fark ediyorum. Bir daha yapmayacağım dediğim bir şeyin bu kadar uzamasını anlayamıyorum. Senden cevap alamamak da artık bana iyi gelmiyor. Bir konuşup birbirimizi anlamaya çalışmak ve aramızda olanları korumak istedim. Hatamı bilerek ve tekrarlamayarak.

Görüştüğümüzde yaşadığımız şey o kadar özeldi ki benim için. Tekrar tekrar yaşamak isterdim. Ama senden hiçbir şekilde geri dönüş alamıyorum. Birlikte konuşarak halledebiliriz ki bunu. Basket oynamaya gideceğim şimdi. Gece on iki gibi barışmak için arayacağım.

Bana kalsa bu aşamadan direkt bir üst seviyeye geçmemiz gerekiyor. Ama kendini bu kadar benden uzaklaştırman, bana inanmaman da beni yoruyor artık. Sadece benim çabalamamla çözmemiz mümkün olsaydı tamam, ama değil. Engelle – engeli kaldır -tekrar engelle. Böyle bir iletişim var mı gerçekten?

Senden çok hoşlanıyorum. Duvarlarını birazcık indirebilirsen benim için birlikte buradan çıkalım. Umarım telefonu açarsın çünkü bence kaybetmemeliyiz bunu. Çok yüksek bir enerjin var hissediyorum yani gün içinde. Sen de benim enerjimi hissediyorsun biliyorum. Aç telefonu, tamam? Kolay kolay bulunmayacak şeylerin kıymetini bilsek. Hatta direkt sevgili olalım derim ben.

(Aynı şey asla ve asla olmayacak tekrar. Zaten olmazdı da. Cidden biraz dengem şaştı gibi oldu. O konuyu konuşuruz ayrı zaten).

Günler sonra ilk kez mutlu hissediyordum.

İçimden geçen her şeyi söylemiştim.

Kulağımda kulaklık, içimde inanılmaz bir umut ve heyecanla, iki tane bira alıp basketbol sahasına doğru yola çıktım.

13