Özlem Çığlığı – İkiz Alev · Tutkuyla Yeniden Doğuş

İkinci görüșmemizde valizini hazırlamak için yanımdan erken ayrıldın.

İçimden seninle gelip valizini birlikte hazırlamayı teklif etmek geldi.

Ama sana söyleyemedim.

Hani bana demiştin ya,

Valiz hazırlamayı sevmiyorum.

Tüm valizlerini ben hazırlayabilirdim.

Çok mutlu olabilirdik.

Bu ihtimal aklının bir köşesinde kalmadı mı?

Yanıyorum ben.

Sende bana dair hiçbir şey kalmadı mı?

Bu bir özlem çığlığı.

Haykırmak istiyorum.

Seni kimseye anlatamıyorum.

Kimsenin kötü konuşmasına tahammülüm yok.

Bizi ikimizden başka anlayacak kimse yok.

O kadar tatlı birisin ki.

O kadar benim içinsin ki.

Bırakamıyorum.

Uzaklaştığımı sanıyorum bir anlık.

Bir bakıyorum yine oradasın.

Bensin.

Sen bensin artık.

Ben senim.

Seninle karşılaşana kadar eksiktim.

Seni gördüm.

Ben olduğumu hatırladım.

Öyle bir karşılaşmaydı ki bu, beni, hücrelerimi dirilttin.

Beni yaşam oyununa tekrar dahil ettin.

Hayattaki tüm doğrularımı yıktın.

Tüm yanlışlarımı sildin.

Beni ben yaptın.

Beni yaktın.

Varlığınla yandım ben.

Anlıyor musun?

Sen benim ruhumu diriltmek için geldin.

Ve ben de buna hazırdım.

Hayat akmıyordu artık.

Ben bana sığmıyordum.

Varlığınla bana yeni bir yaşam verdin.

Sen ateşinle geldin.

Ateş olmasaydın dönüşemezdim.

Bu kadar sevmeseydim seni, hâlâ bu dünyadaydım.

Şimdi dünya yok.

Ben yokum.

Zaman yok.

Elimde hiçbir şey yok artık.

Yapabileceğim hiçbir şey yok.

Bu bir özlem çığlığı.

Duyar mısın bilmiyorum.

İçimdekini akıtmak istiyorum.

Benden taşıyorsun.

Dayanamıyorum.

Seni gördüğüm o ilk an…

Kalbim duruldu.

Ve ben durdum.

Hayatta ilk kez durabildim.

Acelem yoktu ilk kez.

Korku yoktu.

O kadar kendine has bir enerjin vardı ki.

Ruhuma tanıdıktı.

Ben seninim.

Sen benimsin.

Biz birbirimiz için yaratılmışız.

Ben böyle hissediyorum.

Evet yoksun.

Evet ben bu yazıları ağlayarak yazıyorum.

Şimdi yeniden doğuyorum.

Senin ateşin benim içimdeki ateşi uyandırmak için geldi.

Seni anlıyordum.

Gözlerinden ruhunu görebiliyordum.

Söyle, bu mu korkuttu seni?

İçindeki çocuğu gördüm.

O kadar sevilesisin ki.

O kadar sevmek istiyorum ki seni.

Öpmek.

Seninle sevişmek istiyorum.

Kalbim buna dayanabilir mi bilmiyorum.

Ama istiyorum.

Bu bir özlem çığlığı.

Herkes duysun istiyorum.

Ne diyorum bilmiyorum.

Ne görüyorum bilmiyorum.

Seni sadece olduğun için seviyorum.

Bunu anlayabilir misin?

Bu sevgiyi yaşamamıza izin verir misin?

Sen benim ruhuma güneş oldun.

Ruhuma açılan yol oldun.

Nasıl kızabilirim ki sana gittiğin için?

Ama artık ben bu dünyada değilim.

Gözlerim görmüyor artık.

Kulaklarım duymuyor.

Bu bir özlem çığlığı.

Duymanı istiyorum.

Kalbimde benimlesin.

Seninle yaşamayı öğreniyorum.

Beni her gün bu sevgiyle temizliyorsun.

Ben her gün bu sevgiyle biraz daha saflaşıyorum.

Bu sevginin karşısında küçücük kaldım.

Her geçen gün kalbim genişliyor.

Bazen sakinliyorum.

Bazen öfkeleniyorum.

Görüşmelerimizde kendini saklamaya çalıştığını fark ettim.

Ama ben seni ilk gördüğüm anda hissettim.

Tüm acılarını, tüm yaşadıklarını hissettim.

Kendini herkesten koruyabilirsin evet.

Maskeler, kimlikler, roller.

Böyle yaşayabilirsin evet.

Ama ben insanları okuyabildiğimi düşünürken, seni ezbere bildiğimi gördüm.

Nereye kadar kaçabilirsin ki?

Ölümden döndükten sonra karşına ilk benim çıkmamın anlamı ne sence?

Bu şiddetli aşkın dersi ne?

Biz kavuşamadıysak geriye ne kalır ki?

Biz yoksak sadece ben varım.

Bu yüzden yanarak yeniden var oluyorum.

Bu bir özlem çığlığı.

Susamıyorum.

Etrafımdaki gözleri görmüyorum artık.

Bağırıyorum.

Yok oluyorum.

Yanarken de seni istiyorum.

Seni seviyorum.

Var oluşunu seviyorum.

Seni sadece var olduğun için seviyorum.

Bunu anlayabiliyor musun?

Bu bir özlem çığlığı.

Duyar mısın bilmiyorum.

22