Enerji Orgazmı – İkiz Alev · Tutkuyla Yeniden Doğuş

Sabah uyandığım saniye aklıma gelmesi, bütün gün gözlerim dolu dolu gezmem bir şey değildi.

Kalbimin yanması, tüm bedenimle onu arzulayıp ulaşamamam… bunlar hiçbir şey değildi.

Onu unutmaya karar verdiğim günün hemen sonrasında, aklımın almadığı olaylar yaşamaya başlamıştım.

Her gün özellikle öğleden sonraları kalbim öyle bir sıkışıyordu ki. Olduğum yerde kalıp sadece geçmesini bekliyordum.

Elimi göğsüme koyduğumda ise ateş gibiydi.

Karın bölgem aynı şekilde sıcaktı ve titriyordu.

En son tüm vücudum uyuşmaya başladığında ağlıyordum. Ağlamak biraz da olsa rahatlatıyordu.

Bu yaşadıklarımın sebebini şöyle yorumluyordum, O da beni düşünüyor ve ben bu yüzden enerjisel bir yoğunluk yaşıyorum. Ben şu an bunun acısını yaşıyorum.

Bu hisler başladığında beni bırakmasını beklemekten başka hiçbir şansım yoktu. Geceye doğru ise her şey biraz daha sakinliyordu.

Yine o günlerden biriydi. Fakat bu sefer daha farklı hissediyordum. İçimde inanılmaz bir heyecan vardı. Kalp atışlarımı duyabiliyordum.

Bir anda ona karşı çok yoğun bir arzu hissettim. Hiç öyle bir durumda olmasam da, yatağa uzanıp gözlerimi kapattım.

Elim hafif bir ritimle kasıklarımdaydı.

O, gözlerimi kapattığımda oradaydı.

Bu… bu hayal olamazdı.

O kadar net, o kadar canlıydı ki.

İlk buluştuğumuz andaydık. Birbirimizin gözlerinin içine bakıyor, sarılıyorduk.

Ona sarıldığımda hissettiğim o mistik sıcaklığı, tüm bedenimde tekrar hissediyordum. Bu sıcaklık, içimdeki arzuyu daha da derinleştirdi.

Bir an göğüs bölgemin de aşırı sıcak olduğunu hissettim. Bu yüzden diğer elimi de içgüdüsel olarak göğsümün ortasına götürdüm.

Hayali biraz daha ilerletmek istedim.

Bir deniz kenarında, kumların üzerinde…

Öpüşüyorduk, birbirimizi seviyorduk.

Gerçekte alamadığım o öpücüğü, hayalimde alıyordum.

Boynundan, yüzünden… severek öpüyordum onu.

Arzuyla, tutkuyla birbirimize dokunuyorduk.

Ve sonra bir anda sesini duydum.

Zihnimin içinde, içimde bir yerden konuşuyordu, Az kaldı. Kavuşacağız, diyordu.

Bunu duyduğum anda orgazm oldum. Tüm vücudum kasılarak ve titreyerek.

Hayatımda böyle bir orgazm yaşamamıştım. Aslında bu yaşadığım orgazm diğerleriyle karşılaştırılamazdı.

Zevkin şiddetinin, verdiği hazzın tarifi yoktu.

Kontrol ettiğimde ise fiziksel bir sıvı olmadığını fark ettim. Bu nasıl mümkündü?

Yaşadığım tecrübenin karışıklığı ve heyecanıyla hemen telefonuma sarıldım. Kesinlikle mesaj atmış olmalıydı.

Baktım. Mesaj yoktu.

Yaşadığım orgazmın verdiği rahatlama o an bitmişti. Hıçkırarak ağlıyordum.

Eğer o beni gerçekten unuttuysa bunlar neydi?

Eğer bu bağ gerçek değilse yaşadıklarımın anlamı neydi?

Bu neydi? Bunun adı neydi?

Deliriyor muydum?

Her gün Belki bugün hissetmem, diyerek uyanıyordum.

Ama her gün, kalbimin tam ortasında, ruhumun onunla olduğuna tanık oluyordum.

Ve her gün bedenimde hissettiğim ona dair her şey beni yakıyordu.

Acımadan.

Durmadan.

Ondan hiçbir şey göremediğim her gün, her dakika ise…

Biraz daha yok oluyordum.

15