Teslimiyet (Bir Orman Gibi) – İkiz Alev · Tutkuyla Yeniden Doğuş

Tıpkı bir orman gibi seviyorum seni.

Olduğum yerden, koşulsuzca.

Hiçbir beklentim olmadan seviyorum seni.

Tıpkı bir orman gibi…

Sen nefes almak istediğinde gelirsin istersen.

Ya da yollarımda kaybolmak istersen.

Hiçbir çıkarım yok senden.

Herhangi bir isteğim yok.

Bir isteğim yok artık kimseden. Hiçbir şeyden.

Göklere uzanan dallarım, uzaktan korur kalbini.

Kuşlarım gelir, anlatır bizi sana.

Duyarsın, eğer dinlersen.

Sen istediğinde gelirsin bu ormana.

Ben köklerimden ayrılamam.

Tıpkı bir orman gibi seviyorum artık seni.

Ne zaman istersen koşulsuzca orada olan, koşulsuzca alan açan bir orman gibi.

Çünkü biliyorum; sevmenin gerçek gücü ormanın bu saflığında saklı.

Yapraklarım düşerse önüne… istersen al ve sakla birini.

Yokluğunda, hasta ağaçlarımı kestim tek tek.

Eğer kan damlaları görürsen yerde sakın korkma.

Rüzgârımın yönü belirsizdir.

Plansız, özgürdür benim rüzgârım.

Eğer değerse yüzüne bir gün bu rüzgâr, okşasın seni.

Çünkü ben gelemem sana.

İsteyemem seni.

Bir orman ne isteyebilir ki?

Bir orman sadece oradadır.

Oksijen olur isteyene.

Kucak açar gelene.

Kimse gelmese de durur en güçlü hâliyle.

Kimse olmasa da ormandır.

Kimse olmasa da en vahşi kahverengileri barındırır gövdesinde.

En serserisini de dinlendirir gölgesinde.

En canı acıyana da gösterir güneşin izini.

Her yerinden öpmek istemiyorum seni artık.

Yağmurum ıslatır gövdemi.

Yağmurum besler beni.

Yağmurum sel olur… taşar akar ömrüme.

Bir önemi yok.

Beklemiyorum seni.

Çünkü bir orman gibi seviyorum seni.

Yaktığın ağaçlarımı söndürdüm.

Kurtaramadım da hepsini.

Yangının ateşi gökyüzümün şimşekleriyle söndü ancak.

Kalbimin yeşilini görebilirsin—hissedersen beni.

Bir orman gibiyim.

Yalnızca sen sarılabilirsin istersen.

Ben sana dokunamam.

Kurumuş köklerime yeni bir yaşam verdim.

Bir alev gibi canlılar artık.

Dünyanın merkezindeyim toprağımla.

Ben seni özleyemem artık.

Seni isteyemem.

Ağaçlarım gider rüzgârın estiği yöne.

Kasırga ya da fırtına… her ne olacaksa bu dünyada.

Bu orman için bir önemi yok—olamaz da.

Bu orman yalnızca bir kaynak, oksijen veren… ötesi yok asla.

Duruyorum, oluyorum ve izliyorum.

Bir müdahalem yok artık.

Bir çabam yok.

Bu yüzden seni her yerinden sevmek isteyemem.

Sana özel olamam artık.

Ben bir ormanım.

Nefes almak isteyene karşı çıkamam.

Herkese açılmış patikalarım var artık.

Bu ormanda dikenler yok.

Karanlığıma ışık olan güneşimleyim gece gündüz.

Konuşmak istemiyorum seninle artık.

Bir ormanın yoktur dili.

Yalnızca yakınlaştırır sana, seni.

Ben hiçbir şey istemiyorum artık.

Bir orman yalnızca verir. Koşulsuzca.

Ve bir orman asla korkmaz.

Hareket etmese bile öyle güçlüdür ki kökleri, bin elin gücü gelse sökemez.

Kontrolü bıraktım.

Bir orman kontrol etmez.

Sarılır doğanın kollarına, güvenir ait olduğu bağa.

Her geçen gün, biraz daha yaklaşır gökyüzüne dallarım.

Gömdüm toprağıma seni ve acılarımı.

Bütünleştim seninle.

İnan çiçekler açtı senin olduğun köşeden.

Şaşırmadım.

Var oluşun en güzel hediye bu dünyaya.

Ve rüzgârım hafif değse yüzüne, bahar gelir bu ormana.

Fakat artık güçlüyüm.

Bağlanmıyorum sana. Tapmıyorum ya da.

Mahvetmiyorsun artık beni.

Ben artık doğanın bir parçasıyım.

Yok kibirlerim, egolarım.

Bir beklentim yok artık bu dünyadaki tiyatrodan.

Yaşıyorum kendi masalımı.

Ben bir ormanım.

Yaşamın bir canıyım, bu kadar.

Temizledim üzerimdeki çöpleri tek tek.

Şimdi temiz nehirler akıyor içimden.

Ateşe verdiğin ağaçlarıma aktı yaşlarım.

Unutup gittiğim ağaçlarıma da güneşi çağırdım.

Hikâyesi olan ağaçlarımı dinledim ay ışığında.

Sevgi isteyen ağaçlarıma yağmur olup aktım.

Henüz bir fidanken kötü anıları olan ağaçlarıma, şarkılar söyledim ruhumla.

Yıkılmak üzere olan ağaçlarımı kestim ki doğsunlar yeniden.

Öyle bir orman oldu ki bu, kendine özel bir yeşili var… parlayan.

Yandığı yerlerden tutkuyla yeniden doğan bir orman.

Belki tanırsın yaktığın yerleri.

Eğer gelirsen bir gün bu ormana.

Doğanın kendisi oldu bu orman.

Daha fazlası olmadığını anlayan… eksik olmadığını anlayan.

Şimdi yaşamı kutluyorum, yıldızların eşliğinde.

Bu orman ne aşk ne dünya dertleri işinde.

Bu orman yalnızca isteyene nefes olma peşinde.

Bu orman ne keder ne mutluluk işinde.

Bu orman yalnızca var olmanın hissinde.

28