Fal Teklifi – İkiz Alev · Tutkuyla Yeniden Doğuş

Kime anlatsam anlamazdı.

Kime anlatsam inanmazdı.

Öylece kendi içimde bir savaş veriyordum.

Bir kez bahsetmeyi denedim. Aldığım cevap şuydu, Eğer gerçekten anlattığın kadar özel bir şey olsaydı, yazardı… arardı. Bak, hiçbir şey yapmıyor. Demek ki sadece senin için bu kadar özelmiş. Hem ayrıca bence çok egoist, engelle – engeli kaldır yaparak egosunu tatmin ediyor.

Ben böyle görmüyordum işte.

Böyle hissetmiyordum. Bu kadar basit değildi.

Kontrolcü biriydi. İş hayatında çok başarılıydı. Anlattığı kadarıyla sosyal, çok enerjik biriydi.

Ama benimle karşılaştığında donup kalmıştı. Bu onu korkutmuş olabilir mi? diye düşünüyordum.

Ben… onu gördüğüm gibi tutulmuştum.

Hiçbir şey yapmasına gerek yoktu.

Onu gördüm ve bitti.

Nefes alışverişi bile bana ilham kaynağıydı artık.

Peki o tüm kimliklerini bir kenara bırakmaya hazır mıydı?

Bir kez ona çok özel biri olduğunu söylediğimde Sanırım senin için öyleyim, demişti.

Bunu nasıl fark etmezdi?

Ya da bunu ona nasıl fark ettirmemişlerdi?

Çok şaşırmıştım.

Tanıdığım en özel insandı.

Derinlerde bir yerlerde yaralı olduğunu hissediyordum. Ona kızamıyordum.

Bu düşünceler içinde kaybolurken, arkadaşım evine davet etti. Kendi hazırladığı ev yapımı biraları beraber şişeleyecektik.

Kabul ettim.

Başkalarının yanında maskemi takıyordum. Bir süreliğine de olsa iyi geliyordu. Hiçbir şey yokmuş gibi rol yapmak.

Akşam olunca gittim.

Bir yandan sohbet ediyorduk, bir yandan da fıçının altında oturup bira şişelerini dolduruyordum. Arkadaşım yanıma gelip Ne oldu o bahsettiğin kişi vardı ya. Konuşmayı bırakmıştınız. Bir haber var mı? diye sordu.

Yok, dedim. Konuşmuyoruz. Kafamı çevirip biraları doldurmaya devam ettim. Sonra bir anda Ne yapalım biliyor musun? Yarın gel. Ben sana fal bakayım, dedi.

Bunu duyduğum anda gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Arkadaşım da bana gözleri dolu dolu bakıyordu.

İnanamıyordum. Arkadaşım yıllar önce fal bakmamaya yemin etmişti. Eskiden fal baktığını anlattığında, insanlar baktırmak isterdi ama o kabul etmezdi.

Fal baktıktan sonra kötü hissediyordum. Bu yüzden bakmayı bıraktım. Yemin ettim, diyordu.

Ne olmuştu da yeminini bozmaya karar vermişti? Ben orada içimden mahvoluyordum. O ne hissetmişti?

Yanımızdaki arkadaşlarımızın Ne oluyor ya? tepkilerini geçiştirdik. Sözleştik.

Ertesi sabah uyandım. Arkadaşıma gitmek için hızlı hızlı hazırlandım.

Kalbimde kocaman bir heyecanla yola çıktım.

17