Yaktım gemilerimi.
Yüzüyorum bilinmeyen sularımda.
Yönüm belirsiz.
Yolum kimliksiz.
Suyun içinde bile yanıyor bedenim.
Artık ben tam anlamıyla “delirdim”.
Kaybedecek hiçbir şey kalmadı.
Çok da güzel oldu—rahatladım da.
Sadece kendimi aldım yanıma.
Attım kendimi doğanın kucağına.
Ne olacaksa olsun, diye bağırdım coşkuyla.
Ne büyük bir özgürlük bu.
Ne büyük bir güç.
Bugün ölsem gam yemem.
Çünkü artık ihanet etmiyorum kendime.
Rol yapmıyorum kendime ya da kimseye.
Gerçeklerin yüzüme vurmasına da kabulüm.
Sahteliğin ruhumu yaralamasına yok tahammülüm.
Ne istiyorsam söylüyorum.
Anlaşılmayacağımı anladığım an konuşmuyorum.
“Mış” gibi yapmamak ne güzel.
Kendimin sesi oluyorum.
Kimseye Nasılsın? diye sormuyorum.
Çünkü bununla ilgilenmiyorum.
Kimsenin yolunu değiştirmeye çalışmıyorum.
Kimseye iyi gelmek için kendimi zorlamıyorum.
Çünkü biliyorum.
Herkesin kendi zamanı kendi hikâyesi var.
Ben yalnızca kendimle ilgileniyorum.
Hiçbir şeyin beni üzmesine izin vermiyorum.
Dışarıdaki olaylara tepki vermiyorum.
Olumsuz hiçbir konuyla ilgilenmiyorum.
Ben evrenin akışındaki bir nefesim yalnızca.
Oturup dertlenmek de ne demek?
Hayır.
Teslim oluyorum.
Ben sorumlu olduğum tek gerçeğimle—kendimle ilgileniyorum.
Yollara mı düşerim?
Herkes mi gider?
Evsiz barksız mı kalırım?
İlgilenmiyorum.
Kendimi buldum ya.
Bu bana yeter.
Bugün ölsem gam yemem.
Tamamlanmış hissediyorum.
Kendimin arkasındayım.
Gücümü geri aldım.
Ruhumun bu dünyada yer bulmasından söylüyorum bunları.
Korku, endişe, kızgınlık, ego, kıskançlık.
Hepsini söküp attım zihnimden.
Hepsini arındırdım bedenimden.
Yolda konuşurum kendi kendime.
Anlatırım, ne güzel sohbetler ederim bir görsen.
Çok güzel “delirmedik” mi sence de? dedim kendime iki gün önce.
Gerçekten çok güzel oldu böyle.
Kışın soğuğunda mont giymem.
Yanıyor içim yaşam ateşinden cayır cayır.
Tüm gözler bakar bana.
Kimisi korkulu kimisi endişeli.
Kimisi şaşkın kimisi kibirli.
Ben gülerim hepsine.
Çünkü bilirim ben içimdeki yangını.
Yakar beni her gün.
Yakar beni yaşama enerjisiyle.
Kışın soğuğu soğuk değil artık.
Yazı yaşarım ben içimde.
Uyandım.
Açıldı gözlerim.
Şimdi görüyorum ki her şey yalnızca benimle ilgili.
Görüyorum ki her şey sandığımdan çok daha derin.
Yollarda süzülürüm rüzgâr eşliğinde.
Bağırıp çağıranlara gülümserim.
Onlar da bakar bana dehşetle.
Niye kızgın bu insanlar? derim içimden.
Neden her şeye kafayı takarlar bu kadar?
Küçük konular gözümde kayboldu.
Büyük konular içinse ben öldürdüm egomu.
Yaşıyorum sadece.
Yaşıyorum elimden geldiğince.
Ama mutluyum çünkü çok güzel “delirdim” ben.
Kimseyi görmüyor gözüm.
Kulaklarımın duyduklarını benimsemiyor benliğim, özüm.
Yalnızlığım öyle coşkulu ki kutlama var içsel gezegenimde.
Olayları büyütmüyorum gözümde.
Yanıyorum kendi alevimin içinde.
Ateşim gözlerimi kamaştırıyor göremiyorum kimseyi.
Ateşim öyle güzel yakıyor ki tenimi hiçbir şey üzemiyor beni.
Her ne olacaksa olsun.
Umurumda değil.
Ben buldum beni.
Gerisi mühim değil.
Bugün ölsem gam yemem.
Çünkü kendime ihanet etmiyorum ben.
Ormana gidip sarılırım ağaçlara.
Sarılır bazen de ağlarım onlara.
Ruhumun evi ormanlar.
Ne zaman gitsem oradalar.
Ne zaman gitsem kucak açarlar bana.
Ruhuyla konuşanlar var mı peki etrafta?
Sıkıntı değil yoksa da.
Çünkü kendimi buldum ben.
Yalnızlığımın içi dopdolu.
Yalnızlığımın var kendine özel bir yolu.
Ağaçların rüzgâr eşliğinde dans etmesiyle içim coşar tutkuyla.
Kocaman bir ormanın içinde zifiri karanlıkta.
Bırakırım kendimi doğaya.
Bedenim başlar kendi kendine hareket etmeye.
Yaşam enerjim akar ellerimden.
Öyle güzel bir nefes alırım ki yaşadığım en büyük hazlardan da en büyük mutluluklardan da daha derin.
Bugün ölsem gam yemem.
Kendime yoldaş oldum ben.
Tüm olumsuzluklar gelse de üzerimize.
Tüm mutluluklar bize eşlik etse de fark etmez.
Ben benimle yaşarım beni.
Çok güzel “delirdim” ben.
Öyle “delirdim” ki tanıyamıyorum kimseyi—hiçbir şeyi.
Ne olacaksa olsun fark etmez.
Ben beni buldum ya.
Yanıp kül olsam tekrar.
Küllerimi sever—yine kendimi yeniden var ederim.
Küllerimi alır saklar ya da gömerim.
Bıraktım kendimi.
Teslim oldum hayat nehrine.
Götürsün beni istediği yere.
Aynaya bakınca fark ettim.
Gözlerimin rengi bir farklı gibi.
Büyümüşler de sanki.
Ve bakmıyorlar eskisi gibi.
Uyandım gerçekliğe.
Tekrar yanmaya da hazırım.
Ölmeye de.
Yaşamın en güçlü tutkusuna da varım.
Acının verdiği en gerçek hislere de.
Bir kez daha yansam ne olacak?
Ben kendimi buldum ya.
Aşık oldum ruhuma.
Galaksilere gitmeye de hazırım.
Toprağın en derinine doğru da.